BÜTÜN YOLLAR REFAHİYE’DEN GEÇER

Hüsamettin Piraz / yukselentv.com

Refahiye son yıllarda her alanda gerçekleştirdiği kalkınma hamleleri ve olumlu değişimle dikkatleri üzerine çeken ilçelerimizden biri… Vizyon sahibi, gayretli ve Başarılı yöneticiler, sivil toplum kuruluşları ve girişimciler eliyle gerçekleşen kalkınma hamleleri eskiden sürgün yeri olarak görülen şirin ilçeyi bir cazibe merkezi haline getiriyor. Refahiye İlçesine bağlı 119 köyde tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçilerin ürettiği birbirinden nefis ürünler de sergilendi Feshane’deki Erzincan tanıtım Günleri’nde… Erzincan kültüründe yer alan cömertliği, hoşsohbet ve misafirperverliği de yerinde müşahede etme fırsatı buldu, ziyaretçiler… Refahiye standında misafirlere ikram edilen yöreye ait peynir, kuru kayısı, kuru dut, ceviz ve özellikle balın tadı damaklarda kaldı. Biz de standı ziyaretimizde cömertçe ikram edilen balı tattıktan sonra Erzincan balının neden bu kadar meşhur olduğunu bir kez daha idrak etmiş olduk.

Erzincan Tanıtım Günleri çerçevesinde İstanbul Feshane Kültür Merkezi’nde Refahiye’nin genç ve başarılı Kaymakamı Yusuf Karaloğlu ile Refahiye’li sivil toplum kuruluş temsilcileri ve işadamları Orhan Çağrı Bekar, Çakmak Paçacı, Aydın Aşçı, Şaban Turan, İl Genel Meclis üyeleri Halil Artun ve Abdülkadir Can ile görüşme fırsatımız oldu. Görüşme esnasında Refahiye Kaymakamı Yusuf Karaloğlu ile ilçede gerek kaymakamlık gerekse bölge halkı tarafından hayata geçirilen yeni projeler, kalkınma hamleleri, kültürel ve sosyal faaliyetler hakkında kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. söyleşinin tamamını izleyebilirsiniz.

Yeni Yüzyılın teknoloji ve insan sıcağından uzak ekonomik koşturmaca yorgunu insanı “Citta slow” yani “yavaş şehir” arayışında; şehir konforu ile doğal ve otantik hayatı birarada bulabileceği şehirler… İşte bu noktada, gelişmişlik düzeyini yükselten doğa harikası doğu il ve ilçeleri, hem sahip olduğu şehir konforu hem de doğal ve yöresel özellikleri ile 21. Yüzyılın cazibe merkezleri haline geliyor.

REFAHİYE İLÇESİNE DAİR BİR KAÇ CÜMLE…

İlçeye, Erzincan Mutasarrıfı Şefik Paşa tarafından bolluk anlamına gelen Refahiye adı verilmiştir Osmanlı Devleti zamanında… Refahiye, Erzincan’ın yolların kesişme noktasında bulunan bir ilçesidir. İstanbul’dan Erzincan yolu Refahiye’den geçer; İstanbul’a giden yol da öyle… Bölgedeki bir çok ilçe ve köy yolu da kesişme noktasındaki Refahiye’den geçer. Bolluğun bir nedeni de yolların kesiştiği bir noktada yer almasından kaynaklandığı düşünülebilir. Zira ilçenin ulaşımı kolay olduğu için ihtiyaçlarını temin etmek isteyen yöre halkı kendi ilçelerinden çok Refahiye’yi tercih eder olmuştur çok zaman… Tabi bu durum Refahiye’de ticaretin gelişmesini kolaylaştıran ve ticaret hacmini büyüten bir etken.

İlçenin ekonomisi, ticaret dışında toprak ve tarım ürünlerine dayanmaktadır genel olarak… Çavdar, buğday, bakliyat, ceviz, kavun ve karpuz yetiştirilirdi eskiden beri Refahiye’de… Ancak son yıllarda büyük kentlere göç arttığı için nüfus azalmış, gelir kaynakları da buna paralel olarak kısıtlanmıştır. Tarımla uğraşan az sayıda köy dışında bölge halkının temel gelir kaynakları hayvancılık, mandıracılık ve bal üretimidir.

İlçe, batısındaki çam ormanları, İlçe merkezine 10 km. mesafedeki yüksekliği 2000 metreye ulaşan Dumanlı yaylaları, abı hayat misali soğuk su kaynakları, göleti, piknik alanları ve kışın kayak imkânları ile yaz ve kış turizmi açısından önem arzetmektedir. Her yıl Ağustos ayında, bal festivali düzenlenen ilçede, bulunan kablo fabrikası sanayi üretimine ve istihdama katkı sağlamaktadır. İlçeye bağlı 119 köyde tarım ve hayvancılık yapılırken, yaz döneminde emeklilerin yaşamaya başlaması ile birlikte köyler, “tatil köyü” görünümü arzetmeye başlamıştır.

Erzincan’a 71 km uzaklıkta bulunan, Refahiye ilçesinin nüfusu son nüfus sayımına göre 15.000 civarındadır. Eski adı Gercanis olan Refahiye’nin tarihine ilişkin kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Erzincan bölgesi ile aynı yönetimler altında yaşadığı sanılmaktadır.

Ekseriyetle dağlık bir araziye sahip Refahiye ilçesi hayvancılık için uygun bir coğrafya olarak bu sektörde önemli ticari hacme sahiptir. Batı’da Sivas’ın İmranlı ilçesi ile doğal bir sınır oluşturan Kızıldağ, heybetli görünümüyle 50 kilometre mesafeden dahi çıplak gözle dahi izlenebilmektedir. Doğu’da yaklaşık 2100 metre rakıma sahip olan ve ilçeyi Erzincan’a bağlayan uluslararası E-80 karayolunun da geçtiği Sakaltutan Geçiti yer alır. İlçenin güneydeki Gülendağı Kemah sınırında doğu-batı ekseninde uzanmaktadır. Gülendağı, gerek geniş orman örtüsü ve gerekse de zengin flora ve faunası ile meşhurdur. Buradaki ormanlar hatırı sayılır miktarda sarıçam (Pinus sylvestris) popülasyonunu barındırır.

İlçe merkezi ve E-80 karayolunun genel olarak kuzeyinde kalan köylerde Karadeniz bölgesinin özellikleri hüküm sürmesine rağmen, ilçenin güney yönündeki köyleri Doğu Anadolu Bölgesinde bulunmaktadır ve buralarda tipik Doğu Anadolu karasal ikliminin özellikleri gözlemlenmektedir. Buralarda önemli miktarda dut, kayısı ve üzüm üretimi yapılabilmektedir. Tabi yükselti fazla olduğundan dolayı iklim oldukça serttir. Kışlar çok soğuk ve uzun; yazlar ise kısa ve serin geçer.



There are no comments

Add yours